Rüya yorum sitemize üye olun, düzenli olarak rüyalarınızı yorumlayalım. Eğer bir tek rüya yorumlatmak istiyorsanız konu ile ilgili başlığın altına yazabilirsiniz.
Lütfen rüyalarınıza yapılan yorumlardan en iyi seçmeyi unutmayınız. Puan toplamak için oy veriniz, yorum yazınız.
+11 oy
64 okuma
Bilgi kategorisinde Rüya Ustası (46.2k puan)
"Her insan uyanıkken ortak bir dünyadadır, fakat uykuda herkes kendi dünyasındadır” Plutharkos, MS 46-125

Beynin en büyük gizemlerinden birisi de “rüya”. İster kabul edelim, ister etmeyelim hepimiz rüya görüyoruz. Rüya görmediğini söyleyen kişilerin diğerlerinden tek farkıysa gördükleri rüyaları hatırlamamaları. Rüyalar uykunun önemli bir parçası, uyku da ömrümüzün.

Ömrümüzün yaklaşık üçte biri uyuyarak geçiyor. Bebekler neredeyse bu sürenin iki katını uykuda geçiriyor. Hayvanlardaki uyku düzeni insanlardan farklı. Örneğin bazı kuşlar tek gözü açık olarak ve çok kısa süreyle uyuyorlar.

Yunus balıklarının uykusuysa oldukça ilginç. Yunuslar uyurken beyin yarımkürelerinden sadece birisi uyuyor, diğeriyse uyanık kalıyor. Her 2 saatte bir uyuyan ve uyanık olan yarımküreler nöbet değiştiriyor. Ayrıca, yunuslar akvaryum gibi ortamlarda aynı yönde daire çizerek uyuyorlar. Rüya görüp görmediklerini bilmiyoruz, ama neredeyse tüm hayvanlar uyuyor.

İnsanlık var olduğundan beri uyku ve rüyalar var. Kimi araştırmacılara göre uykunun en önemli işlevi, rüyalara zemin hazırlaması. Rüyalar yüzyıllardır insanoğlunun merakını çekmiş. Binlerce yıl önce Eski Mısırlılar zamanında rüyaların gerçeküstü bir dünyanın habercileri olduğu düşünülüyordu. Onlara göre rüyalar, felaketlerin ya da iyi talihin ön habercileri olarak tanrılar tarafından gönderilen mesajlardı. İlk rüya tabirleri kitabı Eski Mısırlılar tarafından yazıldı. Rüyalar aynı zamanda tedavi amaçlı da kullanılabiliyordu. Kötü durumda olan bir kişi, bir tapınakta uyuyarak tanrılardan kendisini iyileştirmelerini diliyordu. Ertesi gün, kişinin gördüğü rüyayı yorumlayan rahipler nasıl bir mesaj geldiğini anlamaya çalışırlardı. Eski Yunanlılar da MÖ 8. yüzyılda rüyaların tanrılardan gelen kutsal mesajlar olduğuna inanıyordu. Rüyaların dış dünyadan ya da tanrılardan gelen mesajlar değil, insanın kendi zihninden kaynaklandığı fikri ilk olarak MÖ 5. yüzyılda Heraklitos tarafından ortaya atıldı. Ünlü düşünür Aristoteles ise, rüyaların tanrı mesajları olduğu fikrine son noktayı koydu.

“Parva naturalia” adlı eserinde Aristoteles rüyaların günlük hayatta meydana gelen olayların birikimi sonucunda oluştuğu fikrini ortaya attı. Rüyaların insanın sağlığını yansıttığını ve rüyalar sayesinde çeşitli hastalıkların iyileştirilebileceğine inanıyordu. Modern tıbbın kurucusu olan Hippokrates de bu fikri destekleyenlerdendi. Ünlü psikiyatrist Sigmund Freud, rüyaların ruhsal hastalıkları anlamak ve tedavi etmekte çok önemli olduğunu savunuyordu. Günümüzde bazı bilimadamları rüyaların beyin biyokimyasının bir yan ürünü olduğunu ve özel bir amacı olmadığını ifade ediyorlar. Ancak, halen araştırmacıların çoğu, rüyaların bir işlevi olduğunu ve bunların tedavi amaçlı kullanılabileceğini düşünüyorlar.

Rüyaların mekanizması hakkında yoğun araştırmalar yapılıyor. Eskiden REM uykusuyla rüyaların eşanlamlı olduğu düşünülürken, yapılan son araştırmalar bunların birbiriyle bağlantılı ancak benzer kavramlar olmadığını gösterdi. Rüyaların en yoğun görüldüğü REM uykusunun sadece memelilerde ve bazı kuş türlerinde olduğu biliniyor.

İnsanoğlunun en ilkel hayatta kalma mekanizmalarından biri olarak kabul edilen uyku ve rüyalar, bazı kimyasal maddelerin salgılanmasına bağlı. Beyinde mesajcı görevi yapan bu moleküller sayesinde uyku, derin uyku ve rüyalar oluşuyor. Tam olarak detayları anlaşılamayan mekanizmalar sayesinde beyinde, bilinç düzeyinden çok farklı bir düzeyde sesli, görüntülü ve duygu dolu imajlar oluşuyor.

Bu imajların çoğu hatırlanmasa da, bunların beynin kendi kendine gönderdiği önemli mesajlar olduğu düşünülüyor. Bu mesajlar sayesinde beyin birçok problemini çözebiliyor, kendisini yeniden şekillendirip kişiyi günlük hayata hazırlıyor. Gün içerisinde azalan ya da tükenen çeşitli moleküller, rüyalar sırasında tekrar sentezleniyor. Rüyaların, öğrenme ve bellek geliştirmede de önemli rolü var. Rüya görürken beyin, neredeyse uyanıkken olduğu kadar etkin. Uyku ve rüyalar sırasında beyinde gerekli bağlantılar sağlamlaşıp, gereksiz olanlar kopuyor ve günlük hayata daha kolay uyum sağlayacak hale geliyor. Beynin bu yoğun çalışması, hiç farkında olmadığımız ruhsal ve duygusal sorunlarımızın çözümüne de katkıda bulunuyor. Böylece rüyalar sayesinde beynimiz, ertesi güne çok daha iyi ve zinde başlama olanağı tanıyor bize.

Yorumunuz

Adınız (isteğe bağlı):
Gizlilik: E-posta adresiniz yalnızca bu bildirimlerin gönderilmesi için kullanılacak.
Spam Koruması:
Gelecekte bu doğrulamadan kurtulmak için, lütfen giriş yapınız veya üye olunuz.

1 yorum

+4 oy
Rüya Yorumcusu (15.3k puan)
seçti
 
En İyi Yorum
Rüyaları bilimsel inceleme konusu yapan ilk insan ise Freud'dur. Rüyaları inceleme yöntemi, doğal olarak, psikanalizdeki serbest çağırışım yöntemidir.

Ona göre, rüyalarımızı oluşturan motifler akıldışı arzu ve düşüncelerdir. Bilincimiz tarafından bastırılan ve dışlanan olumsuz duygular, özellikle cinsel arzular, rüyalarda kendilerini ortaya vururlar. Bu akıldışı arzuları içimizde taşırız, ama toplumun baskısı yüzünden onları bilinçaltına bastırırız. Uyku sırasında bilincin kontrolü azaldığından, bu arzular canlanıp kendilerini ortaya vururlar.
 
Bu arzular genellikle, temelleri çocukluğumuza kadar inen cinsel arzulardır. Ne var ki içimizde bir "sansürcü" vardır. İşte bu sansürcü yasak duygu ve düşünlerin net bir biçime bürünmelerini engeller. Böylece "sansürcü" akıldışı arzuları değiştirip farklılaştırır. Onları sembollere dönüştürür. O halde, semboller gizli şifrelerdir. Rüya yorumculuğu da, bu şifreleri çözümlemekten ibarettir.

İlgili rüyalar

+6 oy
0 yorum 69 okuma
19 Mayıs Bilgi kategorisinde Daphne Uzman Yorumcu (28.4k puan) yazdı
+6 oy
1 yorum 46 okuma
15 Mayıs Bilgi kategorisinde Daphne Uzman Yorumcu (28.4k puan) yazdı
+13 oy
15 yorum 90 okuma
30 Temmuz Bilgi kategorisinde sonsuz Rüya Ustası (46.2k puan) yazdı
+9 oy
0 yorum 106 okuma
24 Mayıs 2017 Bilgi kategorisinde sonsuz Rüya Ustası (46.2k puan) yazdı
+4 oy
0 yorum 19 okuma
20 Mayıs 2017 Bilgi kategorisinde Kahin Rüya Yorumcusu (15.3k puan) yazdı
+5 oy
0 yorum 10 okuma
25 Eylül 2017 Rüya kategorisinde Kubilay yazdı
+8 oy
1 yorum 26 okuma
29 Ocak 2017 Bilgi kategorisinde Karga Rüya Bilgesi (149k puan) yazdı
0 oy
0 yorum 16 okuma
13 Nisan 2017 Tabir kategorisinde Rüya Tabircisi Uzman Yorumcu (22.9k puan) yazdı
+6 oy
1 yorum 21 okuma
16 Mayıs Bilgi kategorisinde Tabir-i Rüya Rüya Tabircisi (5k puan) yazdı
+4 oy
1 yorum 15 okuma
15 Ağustos Analiz kategorisinde sonsuz Rüya Ustası (46.2k puan) yazdı
+7 oy
16 yorum 170 okuma
16 Temmuz Bilgi kategorisinde Likya Rüya Bilgesi (127k puan) yazdı
Rüyada Rüya Yorumu ve Analizi rüyalarınızın bilimsel ve psikolojik açıdan yorumlanmasını ve islami tabiri için bir ortam sağlar. Rüya yorum ve tabirlerine siz de destek olabilir, bilgilerinizi ve sezgilerinizi rüya görenlerle paylaşabilirsiniz.

Rüya günlüğü olan sitemizde kişiye özel rüya analizi, rüya yorumu ve rüya tabiri hizmetleri verilmektedir. Rüyalarınızı yorumlatmak için kimden yorum istediğinizi rüyanın sonuna veya etiket bölümüne ekleyebilirsiniz.

20.3k rüya

20.9k yorum

12.3k düş-ünce

2.4k üye

76 Aktif
2 Üye ve 74 misafir
Aktif olan üyeler
Bugün : 15810
Dün : 19605
Toplam : 11224751
En Aktif Üyeler
Bu hafta:
  1. mustafaharputi - 734 e
  2. kuzgun - 33 e
  3. Karga - 32 e
  4. Yaren1989 - 22 e
  5. Likya - 20 e
  6. Rüya Tabircisi - 19 e
  7. Merve3434 - 18 e
Sayfamızı beğenip, takip ediniz.

Rüya tabiri sözlüğü
Rüya yorumu, rüya tabiri, rüya görüşmeciliği ve rüya analizi gibi kişiye özel bölümlerimiz vardır. Rüyada rüya sitemizde üyelerimize özel mesaj, duvar yazıları gibi sistemler mevcuttur. Ayrıca üye olmadan da yorum ve tabir yazabilirsiniz. Uyarı: Rüya ve yorum içeriklerinden sitemiz sorumlu değildir. Buradaki bilgiler sadece size farklı bir bakış açısı sağlar.
...