Rüya yorum sitemize üye olun, düzenli olarak rüyalarınızı yorumlayalım. Eğer bir tek rüya yorumlatmak istiyorsanız konu ile ilgili başlığın altına yazabilirsiniz.
+2 oy
60 okuma
Durugörü kategorisinde Rüya Yorumcusu (17k puan)
Birçoğumuz duru görü hakkında kendimizi bilgili sanırız ancak işin içine girmeye başladıkça konuların birbirine çok benzemesi, neredeyse birbirinden ayırt edilemeyecek kadar diğer duyu dışı algılamalarla yakınlaşması, hatta birçok duyu dışı algıların duru görüyü kapsar nitelikte algılanması nedeniyle konunun içinde boğulur, kendimize dişimize kestirebileceğimiz başka konular araştırır ve birçoğumuz bu alandan uzaklaşırız... Bazılarımız sadece merak nedeniyle girdikleri bu konudan uzaklaşmışsa da, eminim bu satırları okuyan birçok kişi çoğunlukla bilinçsizce kullandığı bu yeteneği araştırma ihtiyacı içindedir. İşte bu sebeple hep birlikte bu konuyu araştıracağız.


Her dersin başında yapılması adetten olduğu üzere öncelikle duru görünün ne olduğu konusunda bilgi vermek, sonrasında duru görünün nelerle birleştiği gibi konulara girmenin uygun olacağını düşünüyorum. İlk sınırlarımızı çizdikten sonra, konuyu daha rahat anlayacağımız kesindir. İnternette dolaşan tanımlarda genellikle duru görüden “Beş duyu kullanılmaksızın eşyaları, olayları ve düşünceleri algılama ve/veya görme” olarak bahsedilir. Genel olarak duru görü denildiğinde, duru işiti, duru sezi, telepati ve hatta duygudaşlık (empati) konunun içine dâhil olmakta, biraz daha fazla merakla araştırılmışsa falcılık, cinler ve sair varlıklar, kehanet ve hatta astral seyahat gibi alanlar karşımıza çıkmaktadır. Bu alanda araştırmalar yapan bizler de, bu büyük bilgi okyanusunun içinde üzerimize saldıran bu bilgiler sonucunda şoka uğrar, hangi yoldan gideceğimizi bilemez hale geliriz.


Bu nedenle duru görü hakkında yapacağımız araştırmalarda gideceğimiz yolları belirlemek, bu konuya ilişkin her alanda mevcut bilgileri –sizlerin de katkılarınızla- bir araya toplamak amacıyla bu yazıyı yazmanın bu alandaki herkes için oldukça yararlı olacağını düşünüyorum. Tam olarak derslere başlamadan altını çizmekte fayda var; ben de çoğunuz gibi sadece bir araştırmacıyım. Bu sebeple hatalı olduğumu düşündüğünüz noktalarda kendi bilgileriniz ve kaynaklarınızla konuya dâhil olmanız, araştırmamızın seyrini ve boyutunu değiştirecektir.


İnsanlarımızın çoğunlukla fazla uzun yazıları okumaktan hoşlanmadıklarını bildiğimden, ilk dersimizi kısa kesip, bir sonraki dersimizde duru görü için olmazsa olmaz nitelikteki bazı kavramlardan, çeşitli egzersizlerden bahsedeceğim. Umarım sizlere faydası dokunur.

Yorumunuz

Adınız (isteğe bağlı):
Gizlilik: E-posta adresiniz yalnızca bu bildirimlerin gönderilmesi için kullanılacak.
Spam Koruması:
Gelecekte bu doğrulamadan kurtulmak için, lütfen giriş yapınız veya üye olunuz.

4 Yorum

+2 oy
Rüya Yorumcusu (17k puan)
Duru Görü İçin Olmazsa Olmazlar


İnternette dolaşan ve en çok rastlanılan bilgiye göre; “Zihnimizde yaratılan her bir düşünce bir sembole/görüntüye/imaja sahiptir ve kendisine özgü bir enerjisi vardır. Bu düşüncelerin frekansları çok yüksek titreşimli olduğundan normal gözle baktığımızda bunları görmemiz mümkün değildir.” Bu görüntülerin zihnimizde sembollere bürünme nedeni algılarımızın görüntü ve semboller üzerine kurulu olması nedenine dayanıyor olabilir. Örneğin ilk defa konuşmayı öğrenecek bebeklere nesneleri göstererek isimlerini söyleyerek o nesnenin adını öğrenmesini sağlarız. Böylece zihninde öncelikle imajlar yer alır ve sonrasında bu imajların karşılığına bir isim ekleyen bebek, zamanla konuşmaya, kendisini ifade etmeye başlar. Aynı şekilde İngilizce vs. dillere ilişkin derslerde de bizlere kelimelerin İngilizce karşılıkları resimli sözlüklerle öğrencilere öğretilmektedir. Bir diğer deyişle, her şeyin başı imajinasyondur. Ve duru görünün olmazsa olmazıdır.


İmajinasyon Nedir?


İmajinasyon, sözlük anlamına göre beş duyumuz tarafından algılanamayan mental imajlar, kavramlar ve görüntüler oluşturma yetisidir. Bu boş hayal kurmak gibi değil de, daha çok ruhunuzda canlandırmaktır. İmajinasyon gücünün kaynağında duyularımız ya da duygularımız değil, ruhi enerjimiz vardır. Yani bu işlem duyuların ötesinde, daha üstün şuur düzeylerine ait bir faaliyettir. Bazılarımızda imajinasyon kendiliğinden çalışabilir ya da kasıtlı veya sistematik olarak belirli yönlerde, belirli amaçlarla da çalıştırabilirsiniz. İmajinasyon irade ile başlar, irade ile biter. Bizi bir şeyi imajine etmeye zorlayan bir şey yoktur, bunu kendi irademizle gerçekleştiririz. İmajinatif düşüncelerimiz esiri evrene ulaşır ve orada etki gösterir.


Bizler tüm yaşamımız boyunca düşüncelerimizle çeşitli imajlar yayınlar ve dışarıdan da çeşitli imajlar alırız. Örneğin elmayı düşünürken, aslında zihnimizde elmayı imajine ederiz. Bu düşünceyi karşımızdaki kişi sezgisel olarak algıladığında, zihninde elma imajı ya da elma kelimesi belirecektir. İşte bu noktada devreye telepati girer. Karşınızdaki kişi imajine ettiğiniz herhangi bir şeyi kelime olarak algılıyorsa; bu telepatidir. Eğer imajine ettiğiniz şeyi imaj olarak algılıyorsa; bu duru görüdür. Bir diğer deyişle, gözümüz vasıtasıyla algıladığımızda görme, kulağımızla algıladığımızda duyma, sezgisel olarak algıladığımızda telepati, gözlerimiz kapalı ya da bir objeye konsantre olarak ortaya çıkan görüntülerle algılamaya duru görü, kulaklarımızın yardımı olmadan sesler duyarak algılamaya duru işiti, bir sarkaç ya da çatal çubuğun hareketleriyle algılamaya radyestezi, ellerimizi herhangi bir nesneye dokundurarak nesnenin geçmişini algılamaya psikometri, herhangi bir imajla fiziksel nesneler üzerinde etkiler meydana getirmeye telekinezi denilir. Ve tüm algılamalarımızın temelinde imajinasyon vardır.


Özellikle bu konuya yeni ilgi duyanlar vizyon ile imajinasyonu karıştırma eğilimindedirler. Majikal keşifler, tebliğler ve bazı durumlarda kehanetler için en önemli şey vizyondur. Fakat imajinasyon yapamayan kişi vizyon sahibi de olamaz ya da vizyon sahibi olması çok zordur. Tabi bu doğuştan vizyon yeteneğine sahip olanlar ve benzeri kimseler için geçerli değildir. Sonradan vizyon yeteneğine sahip olmaya çalışan kimseler için geçerlidir. Vizyona sahip olmanın en kestirme yolu, imajinasyonun geliştirilmesidir. Buradan da anlaşılabileceği gibi imajinasyon, onun gelişmişi olan projeksiyon ve vizyon; çalışmalarla geliştirilebilen, sonradan edinilebileceğimiz şeylerdir. En yeteneksiz kimseler bile disiplinli bir çalışma ile imajinasyon yeteneğini geliştirebilirler. Vizyon için ise zihni sadece serbest bırakmayı bilmek gerekir. Bir diğer deyişle vizyon kendiliğinden olur.


İmajinasyon yeteneğini geliştirmek için pek çok teknik mevcuttur. Renklerin, somut nesnelerin, gerçek davranış süreçlerinin hayal edilmesi uygulanan egzersizlerden bazılarıdır. Ayrıca daha ileride duru görü için vereceğimiz gevşeme, nefes teknikleri ve meditasyon da yine imajinasyonun ve dolayısıyla duru görünün olmazsa olmazları arasında sayılırlar. Bunun yanı sıra içinde bulunulan ortam ve ışık kişinin iç dünyasının imajinasyona hazırlanmasında önemli bir etkendir. Aynı şekilde bazı filozoflar denizden gelen rüzgârın da etkili olduğunu bildirmişlerdir.


İnsanlar sürekli hayal kurarlar. Hayalini kuracakları konuyu kendileri seçerler fakat çoğunlukla hayalleri yoğunlaştıkça hayaller birbirleriyle bağlantılı ya da ilgisiz şekilde peş peşe akmaya başlarlar. İmajinasyonun hayal kurmaktan farkı; belli bir şeyin seçilmesi, tamamen onun üzerine yoğunlaşılması ve o şey yahut cisim her ne ise sürekli olarak onun sabit olarak görülmesidir. Yani düşünülen şey hayal kurmadaki gibi akıp gitmez. Sabit bir resim gibi durur ya da istek üzerine hareket ettirilir. İmajinasyonun hayalden ikinci farkı; imajinasyonun çok net ve güçlü olmasıdır. Oysa hayaller zihinde belli belirsizdir.
+2 oy
Rüya Yorumcusu (17k puan)
İmajinasyon Yeteneği Nasıl Geliştirilir?


Bu tür çalışmalar için öncelikle vücudun dinlenmiş olduğu saatlerin tercih edilmesi, çalışmaların verimini arttıracaktır. Zihinsel olarak dinlenmiş ve dinamik olmak, uykulu veya uykusuz olmamak gerekir. Bunun en önemli nedeni kişinin çalışma sırasında uykuya dalmasını ve konuya yoğunlaşmak yerine hayallere dalmasını engellemektir. Bu tür çalışmalar için en uygun saatler her zaman için uyandıktan bir saat sonrasıdır. Çalışmaların çok boş ya da çok dolu bir mide ile yapılması da yoğunlaşmayı zorlaştırır bu sebeple kişinin ne aç ne de tok bir halde olması, çalışmayı daha verimli kılacaktır. Bu çalışmaların ciddiye alınması, ciddi şekilde planlanması ve düzenli şekilde uygulanması gerekir. Aksi takdirde kişi sürekli uğradığı başarısızlık nedeniyle kendisini başarısız olarak görmeye başlayacak, çalışmalara sıfırdan başlayan bir kimseden çok daha fazla zorlanacaktır.


Yapılacak olan çalışmaların süresi kişiden kişiye değişecektir. Çalışmanın alt sınırı en az 10 dakika olmalıdır. Üst sınır ise sıkılma, yoğunlaşmanın bozulması ve benzeri hallere göre değişecektir. Rahat olacağınız bir pozisyonda oturabilir yahut uzanabilirsiniz. Ancak özellikle uzanmanız halinde uyuyakalmamaya dikkat etmelisiniz. Bunun yanı sıra imajinasyon çalışmaları bir tür fiziksel egzersiz gibidir. Çalışmalar sırasında kişi korkutucu bir şey görürse, bu onun kendi bilinçaltında ortaya çıkan bir durumdur.


Tercih ettiğiniz rahat konuma girerek gözlerinizi kapatınız. Derin nefes teknikleri ile zihni boşaltıp, günlük düşüncelerden soyutlanın. Yeterli gevşeme ve sakinlik durumuna ulaştığınızda çalışmalara başlayabilirsiniz. İlk olarak renkleri imajine ederek başlamalısınız. En kolay imajine edilen renk kırmızıdır. Önce kırmızı renk düşünülür, gözün önüne kırmızı renk getirilir. Bir süre sonra zihnin tamamı kırmızı renk ile kaplanmaya başladığında kırmızı basit nesneler, geometrik cisimler düşünülür. Bu renkler ve şekiller sadece gözünüzün önüne gelen şekiller ve renkler olarak kalmamalı, tamamen karşınızda gibi olmalıdır. Kırmızı üzerinde yeterince çalışıldıktan sonra turuncuya geçilmeli, sonra sarı, yeşil ve siyah dâhil olmak üzere tüm renklerle çalışılmalıdır. Bütün renkleri rahatça imajine etmeye başladığınızda –ki bu günler, haftalar ya da aylar sürebilir- çalışmalarınıza daha karışık renkler ve şekillerle devam edebilirsiniz. Daha sonraki çalışmalarınızda imajine edeceğiniz geometrik şekiller nesneleşmiş olmalıdır. Örneğin kırmızı üçgen yerine her tarafı farklı renkte olan bir piramit üzerinde çalışmalısınız. Bu aşama da geçildikten sonra çalışmalarınızda çok daha karışık nesneleri ya da şeyleri –örneğin tanıdığınız birisini- imajine etmeye başlayabilirsiniz. Ancak böyle bir imajinasyonda, o kişi gerçekten tam karşınızda oturuyormuş gibi detaylı şekilde imajine edilmelidir.


Görsel imajinasyon tam olarak sağlandıktan sonra ses, tat, koku ve dokunma duyusu imajinasyonlarına geçilir. Ses imajinasyonu için çeşitli çınlamalar, notalar, piyano, gitar gibi enstrümanların sesleri imajine edilebilir. Koku için ise kişi en iyi bildiği kokularla işe başlamalıdır. En zor imajinasyonlar ses ve dokunma imajinasyonlarıdır.


Ciddi bir konuya giriş yaptığımızdan, ikinci dersimiz sizlere biraz ağır gelmiş olabilir. Ancak unutulmaması gereken, hiçbir bilginin basit yollarla edinilemeyeceğidir. Henüz duru görünün olmazsa olmazlarından bir tanesine değindik. Önümüzde bu konuyla ilgili uzun bir yolculuk var. Hepinize keyifli çalışmalar dilerim.
+1 oy
Rüya Yorumcusu (17k puan)
Herhangi bir psişik yeti söz konusu olduğunda, meditasyondan mutlaka bahsedilir. Kişiye farkındalık kazandıran, dinginliği ve kendi üst benliğimizle, evrenle, doğayla, kısacası her şeyle bütünleşmemizi sağlayan meditasyon; duru görünün de olmazsa olmaz kavramları arasında yer alır.


Meditasyonun hedefi tüm yetenek ve gücünüzün en yüksek kaynağıyla bir diyalogu yürütmek ve buradan da gücün evrensel kaynağına bağlanmaktır. Bedeni ve zihni sakinleştirmek, bütün duyularınızın açılmasını sağlar. Bu sebeple meditasyonu günlük yaşamınızın bir parçası haline getirmeli, her gün en az 20 dakikanızı meditasyona ayırmalısınız. Zamanla sizde yarattığı değişimi, ruhunuzdaki dinginliği fark edeceksiniz. Yüksek benliğinizi ve bilincinizi daha yakından tanıyacak, kabulleneceksiniz.
+1 oy
Rüya Yorumcusu (17k puan)
Meditasyon Nasıl Yapılır?


Nasıl meditasyon yapılacağını bilmeyen insan için çeşitli kaynaklar çeşitli bilgiler verirler ve uymanız gereken o kadar çok kural ortaya çıkar ki, sonunda ruhsal dinginliği sağlamanın yanından bile geçemezsiniz. Bu konuda özellikle ve çoğunlukla Batılı yazarların “el kitapçığı” mantığı ile hazırladıkları çoğu kaynak telkinlere dayalı bir sistemi öngörerek meditasyonu katı kurallara bağlamıştır. Oysa –tamamen kişisel görüşümdür- meditasyon katı kurallara bağlı değildir. Bir kişiye “içindeki tüm düşünceleri sustur” derseniz, o kişi içinden daha çok konuşacaktır ve içindeki sesleri susturamadığı için kendisini başarısız görecek, başarıya ulaşmasının imkânsız olduğu düşüncesiyle hepten başarısız olacaktır. Oysa yapmanız gereken sadece bütün o günlük koşuşturmacanızın ortasında durmak, kendi içinize bakmaktır. Akıp giden düşüncelerinizi aktif bir şekilde durdurmak yerine, pasif bir şekilde onların akıp gitmesine izin vermeniz gerekir. Zamanla kendisine karşı çıkmadığınızı fark eden iç benliğiniz düşünce saldırılarını azaltacak, aradığınız dinginliğe kavuşacaksınız.


Genellikle aklım çok yoğun olduğunda, günlük koşturmacanın sonunda eve vardığımda meditasyon yapacaksam, öncesinde ılık bir duş alır, beni dinlendirecek müzikler açarım. Bahsettiğim günlerde zihinde sürekli bir karışıklık vardır ve birbiriyle alakasız sesler dahi yankılanır beynimin içinde. Bu tür günlerde yaptığım şey; nefesimi dinlemektir. İnsan bir şeye odaklandığında, aklındaki düşünceler rahatsızlık veremiyor çünkü.. Nefes alış verişlerinizi dinlemek, aradığınız sakinliğe ulaşmanızı sağlayacaktır. Bu egzersizleri günlük yaşamınızda sürekli tekrar etmeniz ise sizde büyük değişimlere neden olacaktır.

İlgili rüyalar

+11 oy
8 yorum 159 okuma
2 Temmuz Durugörü kategorisinde Liz Rüya Yorumcusu (11.3k puan) yazdı
+1 oy
3 yorum 21 okuma
3 Nisan Durugörü kategorisinde Kahin Rüya Yorumcusu (17k puan) yazdı
+7 oy
1 yorum 93 okuma
16 Temmuz 2017 Durugörü kategorisinde coyote Rüya Tabircisi (6.3k puan) yazdı
+6 oy
0 yorum 49 okuma
16 Temmuz 2017 Durugörü kategorisinde coyote Rüya Tabircisi (6.3k puan) yazdı
+4 oy
0 yorum 32 okuma
16 Temmuz 2017 Durugörü kategorisinde coyote Rüya Tabircisi (6.3k puan) yazdı
+5 oy
1 yorum 61 okuma
16 Temmuz 2017 Durugörü kategorisinde coyote Rüya Tabircisi (6.3k puan) yazdı
+4 oy
0 yorum 40 okuma
21 Mayıs 2017 Durugörü kategorisinde Kahin Rüya Yorumcusu (17k puan) yazdı
+3 oy
0 yorum 30 okuma
21 Mayıs 2017 Durugörü kategorisinde Kahin Rüya Yorumcusu (17k puan) yazdı
+6 oy
1 yorum 50 okuma
21 Mayıs 2017 Durugörü kategorisinde Kahin Rüya Yorumcusu (17k puan) yazdı
+5 oy
1 yorum 37 okuma
21 Mayıs 2017 Durugörü kategorisinde Kahin Rüya Yorumcusu (17k puan) yazdı
+6 oy
0 yorum 33 okuma
21 Mayıs 2017 Durugörü kategorisinde sonsuz Rüya Ustası (50.8k puan) yazdı
Rüyada Rüya Yorumu ve Analizi rüyalarınızın bilimsel ve psikolojik açıdan yorumlanmasını ve islami tabiri için bir ortam sağlar. Rüya yorum ve tabirlerine siz de destek olabilir, bilgilerinizi ve sezgilerinizi rüya görenlerle paylaşabilirsiniz.

Rüya günlüğü olan sitemizde kişiye özel rüya analizi, rüya yorumu ve rüya tabiri hizmetleri verilmektedir. Rüyalarınızı yorumlatmak için kimden yorum istediğinizi rüyanın sonuna veya etiket bölümüne ekleyebilirsiniz.

18.7k rüya

7.8k yorum

6.4k düş-ünce

1.9k üye

95 Aktif
3 Üye ve 92 misafir
Aktif olan üyeler
Bugün : 4363
Dün : 19792
Toplam : 9483127
En Aktif Üyeler
Bu hafta:
  1. mustafaharputi - 725 e
  2. Rüya Tabircisi - 476 e
  3. Karga - 444 e
  4. Likya - 253 e
  5. Prenses789 - 178 e
  6. Adams - 159 e
  7. sonsuz - 155 e
Sayfamızı beğenip, takip ediniz.

Rüya tabiri sözlüğü
Rüya yorumu, rüya tabiri, rüya görüşmeciliği ve rüya analizi gibi kişiye özel bölümlerimiz vardır. Rüyada rüya sitemizde üyelerimize özel mesaj, duvar yazıları gibi sistemler mevcuttur. Ayrıca üye olmadan da yorum ve tabir yazabilirsiniz. Uyarı: Rüya ve yorum içeriklerinden sitemiz sorumlu değildir. Buradaki bilgiler sadece size farklı bir bakış açısı sağlar.
...