Rüya yorum sitemize üye olun, düzenli olarak rüyalarınızı yorumlayalım. Eğer bir tek rüya yorumlatmak istiyorsanız konu ile ilgili başlığın altına yazabilirsiniz.
+12 oy
66 okuma
Simge Bilgi kategorisinde Rüya Bilgesi (121k puan)  
Çalışmanın bu kısmında batıdaki önemli psikologların rüya ile ilgili düşüncelerine ve incelemelerine yer verilecektir.
bir yorum ile ilgili: Doğu ve İslami açıdan rüya

Yorumunuz

Adınız (isteğe bağlı):
Gizlilik: E-posta adresiniz yalnızca bu bildirimlerin gönderilmesi için kullanılacak.
Spam Koruması:
gece ne renktir?
Gelecekte bu doğrulamadan kurtulmak için, lütfen giriş yapınız veya üye olunuz.

7 Yorum

+8 oy
Simge Rüya Bilgesi (121k puan)  
seçti
 
En İyi Yorum
İlk başta bu bölüm Psikanaliz’in kurucusu olan Freud ile başlayacaktır. Çünkü rüyalar konusunda Freud temel taş olarak kabul edilmektedir. Ayrıca rüyalarla ilgili birçok çalışmaya sahiptir. Bu anlamda ilk önce rüyaların temelinin atıldığı psikanalizden kısaca bahsedilecek ardından rüya ile ilgili Freud başta olmak üzere; Jung, Adler ve Fromm gibi önemli psikologların rüya tecrübesi hakkındaki düşüncelerine yer verilecektir.
+9 oy
Simge Rüya Bilgesi (121k puan)  
Freud ve Rüya

Freud’un rüya kuramı ile psikolojik kuramı aynı prensibe dayanmaktadır. Buna göre, insan davranışlarının kökeninde genellikle bilincinde olmadığı arzuları, duyguları ve düşünceleri yer almaktadır. Bu anlamda bu bölümün başlangıcında Freud’un Psikanaliz Ekolü’nün genel bir çerçevede incelenmesinde fayda vardır.
Simge 24 Temmuz 2020 Bilgi kategorisinde Rüya Bilgesi (121k puan)   yazdı Freud’da Rüya Sembolizmi
+9 oy
Simge Rüya Bilgesi (121k puan)  
Freud ve Psikanaliz Ekolü

Freud hastaları üzerinde hipnotizma tekniğiyle yapmış olduğu cathexis (problemlerini dışa konuşmak) yöntem tedavisinden umduğunu bulamayınca yeni teknik ve yöntem arayışlarına girmiştir. Bunun sonucunda psikanalizin temeli olan serbest çağrışım tekniğini geliştirmiştir. Serbest çağrışımda; hastalardan bütün bilinçli düşünüyü bırakıp sükûnet içinde dikkatlerini toplamalarını ve kendiliğinden (istem gücü rol oynamaksızın) akıllarına gelecek düşüncelerin peşine düşmelerini, bir başka deyişle “bilinçlerinin üst yüzeyini taramalarını” istenmektedir. Hastalar akıllarından geçen ne varsa doktora söyleyecekler kendilerine en saçma ve tatsız gelen şeylere bile itiraz etmeyeceklerdir. Aslında unutulmuş patojen nedenleri ortaya çıkarma çabasının hastada sürekli olarak bir direnmeyle karşılandığı ve bu direnmenin üstüne gidilip yenilmesi gerekliliği ortaya çıkmıştır. Freud bilinçdışına itilen duyguların genellikle kötü olarak nitelendirilen bencillik, gaddarlık duyguları en çok da yasak cinsel içgüdüler olduğunu belirtmiştir. Buna göre semptomlar (hastalık belirtileri) yasaklanmış doyumların yerini tutuyor ve hastalık hasta içinde ahlaka aykırı duygularla düşüncelerin denetim altına alınmasında baş gösteren bir yetersizlik anlamını taşıyordu. Böylece hipnotizmanın yerini serbest çağrışım tekniğinin almasıyla Breuer’in katartik yöntemi psikanalize dönüşmüştür. Freud, ilgili yöntemi geliştirip ortaya koyabilmek için on yılı aşkın bir süre çaba harcamıştır.


“Psikanaliz, bilimsel bir dal olarak bundan altmış yıl kadar önce Sigmund Freud tarafından ortaya atılmıştır. Diğer herhangi bir bilim dalı gibi gözleme dayanan bulguların, bu bulgu ve olayları açıklamaya ve bir düzene koymaya girişin kuramların doğmasına yol açmıştır. Psikanalitik kuram, demekle zihinsel işleyiş ve bunun insanda gelişimi ile ilgili bir varsayımlar topluluğu anlaşılmaktadır. Psikanalitik kuramın anormal zihinsel işleyiş kadar normal işleyiş ile de ilgili olduğunu kavramak önemlidir. Psikanalitik kuram, sadece ruh hastalıklarını açıklayan bir kuram olmaktan çok uzaktır. Psikanalitik kuramın uygulanmasının ruhsal hastalık ve dengesizliklerde kullanıldığı, bu kuramın hastalar üzerinde yapılan çalışma ve tedavilerden çıktığı ne kadar gerçekse, anormal zihinsel işleyiş yanında normali kapsadığı da o kadar gerçektir. Herhangi bir bilim dalında olduğu gibi psikanalitik kuram içinde de çeşitli varsayımlar birbiri ile karşılıklı olarak bağıntılıdır. Doğal olarak bunların bazıları diğerlerinden daha temelli, daha sağlam kurulmuş ve giderek bulgularla o kadar çok doğrulanmıştır ki, artık bunları zihnin saptanmış kanunları olarak görülmektedir. Tekrar tekrar doğrulanan bu temel varsayımlardan ikisi; ruhsal determinizm yani; nedensellik ilkesi ile bilinçliliğin ruhsal süreçler içinde daha çok istisnai bir durum olduğu ilkesidir. İkinci ilke içinse bilinçli zihinsel süreçlerin anormal zihni işleyişte olduğu kadar normal zihni işleyişte de çok anlamı, önemi ve sıklığı vardır.”

“Freud’un kendisi, psikanalizi öncelikle, sadece anormal psikolojinin veya psikiyatrinin bir dalı yerine, psikolojinin asal bir sistemi olarak görmüştür.” (Hall, 1999: 7). “Freud’un psikanalize yönelmesinin en temel nedeni bu yöntemi bulmadan önce histeri hastalığı konusunda yapmış olduğu araştırmalardır. Histerinin sinir sisteminde biyolojik bir sebebinin olmadığın gören Freud bunu zihinsel kaynaklı bir rahatsızlık olabileceğine karar verdi. J. Breuer ile yapmış olduğu araştırmalar sonucunda bu rahatsızlığın zihinsel kaynağının geçmişte yaşanan tecrübeler olabileceğini düşündü. Breuer ve Freud birçok hasta üzerinde çalıştılar ancak bu kuramın temelinin atılmasını sağlayan hasta Anna O. Vakası idi. Josef Breuer daha Freud’un öğrencilik yıllarında Viyana’da histeri tedavisinde ünlü bir nörologtu. 1880- 1882 yıllarında daha sonra Anna O. Takma ismini alacak Bertha Pappenheim isimli bir kadını tedavi etmekteydi. Kadında birçok histerik semptom mevcuttu. Sinirsel öksürük, boşluğa dalma, iştahsızlık, felç, duyu yitimi, çift kimlik ve konuşma düzensizliği bunlardan birkaçıydı. Anna O.’nun hatıraları, ağır hasta olan babasının bakımını üstlendiği zamanlardaki aşırı duygusal tecrübelerle ilgiliydi. Kolundaki felç, babasının yatağında halisünasyon halinde büyük siyah bir yılan gördüğünde gerçekleşmişti. Eliyle yılanı yataktan atmaya çalışmış fakat başaramamıştı. Anna O. hipnoza meyilli birisiydi. Hatıraları aşırı derecede duygu yüklüydü. Geçmiş tecrübelerini hipnozla hatırlamak onu rahatlatıyor ve bir gerilim boşalması yaşıyordu. Breuer, bu gerilim boşalmasını ilk defa Aristo tarafından kullanılan bir terim olan “catharsis” ile ifade etti ve bu metodu, “konuşan tedavi” veya “baca temizleme” tabiriyle tanımladı. Freud, Anna O.’yu sonra tek başına tedavi etmeye başladı. Artık Anna O. Psikanalizin ilk ve belki de en önemli vakası olmuştu. Anna’nın durumu, psikanalitik tedavi yönteminin ana unsuru olan “serbest çağrışım- free association” tekniğinin ortaya çıkmasını sağladı. Bu hastadan hareketle Freud, henüz bilinçaltı kavramını oluşturmadan insan bilincinde gizli kalan güçlü bir zihinsel sürecin olabileceğini düşündü ve psikanalize temel teşkil edecek iki önemli prensip belirledi. Bunlardan birincisi, çatışan bir duygunun bastırılması rahatsızlık doğurur. İkincisi ise zihinsel enerji kullanılması gereken yerde kullanılmayınca rahatsızlığa dönüşür. Bütün bunların yanında Freud, bastırılarak nevroza sebep olan rahatsızlığın kaynağının sıradan bir duygusal tecrübe olmadığı, cinsel bir duygu olduğu gibi çok yeni bir fikir ortaya attı.”

Freud’a göre, içsel yaşantılar bilinçlilik bakımından üç düzeyde süregelir. Kişi tam bilinç düzeyinde birtakım anılar, düşünceler, duygular ve içtepiler gibi bazı içsel yaşantılarının tamamıyla farkındadır. Bu olgularda kişinin bilinci tam olarak aydınlıktır. Freud ikinci düzeye bilinç öncesi demiştir. Burası bilince yakın olan anıların, arzuların depolandığı yerdir. Herhangi bir anda kişi bunların farkında değildir ama istediği zaman bunları bilinç alanına çıkarabilir. Üçüncü düzeyde bilinçaltı bulunur. Burada kişinin istediği anda bilinç alanına çıkaramadığı hatta varlıklarının bile farkında olmadığı duygular, düşünceler, anılar ve dürtüler bulunur. Bunların varlıkları, davranışları şu ya da bu şekilde etkilemesinden anlaşılır.

“Artık, Freud, nevrozun “bastırma (repression)” mekanizmasından kaynaklandığına emindir ve bu kavram, psikanalizin temel taşı olacaktır. Bu mekanizma biraz açılacak olursa, insan zihni, geçmişte yaşanan travmatik tecrübeleri, bunlardan kaynaklanan duygusal ıstırap veren veya utanılacak olan halleri bilinçaltında tutar, bunların bilince çıkmasını engeller. Bu açıdan bastırma mekanizması, bilinç ile bilinçaltı arasında bekleyen bir bekçi gibidir. Hal böyle olunca bilinçli ve bilinçsiz zihin arasında kişinin farkında olmadığı sürekli bir çatışma söz konusudur ve işte bu çatışma, histeri, saplantı ve fobi gibi nevrotik bozukluklara sebep olur.”

Freud’un yapmış olduğu klinik araştırmalar; erken dönemlerde yaşanılanların ve özellikle de rüyaların, çocukların karakterinin biçimlenmesinde etkili olduklarını ortaya çıkarmıştır. Bu yüzden Freud, ilk çocukluk yıllarına ait tecrübelerin çok önemli olduğuna inanıyordu. Bu devrin, ferdin kişiliğinde ve duygusal yapısında önemli rol oynadığı kanaatine vardı. Cinselliğin hayatın başından beri var olduğunu ve daha sonraki gelişmeleri etkilediğini savunmasıyla birlikte cinsellik, psikanalizin en temel kavramı oldu.
Simge 24 Temmuz 2020 Bilgi kategorisinde Rüya Bilgesi (121k puan)   yazdı Psikanalizde Rüya
+9 oy
Simge Rüya Bilgesi (121k puan)  
Jung ve Rüya

Jung, rüya hakkındaki görüşlerini ilk kez 1931’de, Dresden’de bilimsel bir toplantıda “Rüya Analizinin Pratik Kullanımı” adındaki raporuyla açıkladı. Ona göre eğer bir kimse nörozların etiyolojisinde bilinç ötesinin önemli bir rol oynadığına inanıyorsa, bilinç ötesinin direkt ifadesi olan rüyalara önem vermek zorundadır. Yok, eğer bilinç ötesine ve onun önemine inanmıyorsa rüya analizine de önem vermeyebilir.
Simge 25 Temmuz 2020 Bilgi kategorisinde Rüya Bilgesi (121k puan)   yazdı Jung Rüya Analizi
Karga Rüya Bilgesi (807k puan)  
Jung en sevdiğim
+5 oy
Simge Rüya Bilgesi (121k puan)  
Adler ve Rüya

Bireysel Psikoloji okulunun kurucusu Adler’e göre rüya, herhangi bir durum karşısında oluşturularak vaziyet alışın bir ön provasıdır. Ayrıca rüya, düşünce sürecinin bir parçasıdır ve bireyin yaşam tarzıyla uygunluk gösterir. Onun rüya yorum teorisi, insanın sürekli olarak kendini geleceğe hazırladığı anlayışından kaynaklanır. Rüyalar, rüya görenin “burada ve şimdi” olan yaşama bakışıyla gelecekteki amaçları ve onlara ulaşma planlarının birleşimidir.

“O’na göre düş yorumuna ilişkin kapsamlı ve bilimsel nitelikte yalnızca iki kuram bulunmaktadır. Düşleri anlayıp yorumlayabileceğini ileri süren iki ekolden birisi Freud’un psikanalizi, diğeri bireysel psikolojidir. Bu iki ekolden belki yalnızca bireysel psikolojinin, düşleri mantıkla tam bir uyum içinde yorumladığını söylemektedir.”
Simge 25 Temmuz 2020 Bilgi kategorisinde Rüya Bilgesi (121k puan)   yazdı Adler ve Rüya Analizi
+6 oy
Simge Rüya Bilgesi (121k puan)  
Fromm ve Rüya

“Rüya görmek, uykudayken, ruhumuzun gösterdiği bütün faaliyetlerin, anlamlı ve özellikli bir biçimde yansımasıdır.” (Fromm, 2003: 42). “Fromm’a göre rüya, insanın kendisine yönelttiği mesajdır. Kişinin kendisini daha iyi anlaması ve tanıması için, bu mesajı çözümleyip kavraması gerekmektedir.”
Simge 28 Temmuz 2020 Bilgi kategorisinde Rüya Bilgesi (121k puan)   yazdı Fromm Rüya Analizi
+5 oy
Simge Rüya Bilgesi (121k puan)  
Gestalt Terapisi ve Rüya

Gestalt terapisinin kurucusu olan psikolog Fritz Pearls, rüyalardaki sembolizmin kişiye ait olduğunu söyleyerek birçok psikologdan bu yönüyle ayrılır. Ona göre rüyaların sembolizmi evrensel bir sembol dilinin parçası değildir. Bu görüşe göre; insanın bütünlüğü bozulmuştur, parçalara ayrılmıştır. Şimdi onun parçalarını toplayıp, yeni bir bütünlüğe ve tamlığa dönüştürmek gerekmektedir. İnsan sürekli büyüme ihtiyacındadır. Bu ise, bölünmüş benliğin yeni bir boyutta, yeniden entegrasyonu ile gerçekleştirilebilir.
Simge 28 Temmuz 2020 Bilgi kategorisinde Rüya Bilgesi (121k puan)   yazdı Gestalt Terapisi ve Rüya

İlgili rüyalar

+18 oy
14 yorum 99 okuma
Simge 4 Ağustos 2020 Bilgi kategorisinde Simge Rüya Bilgesi (121k puan)   yazdı
+11 oy
7 yorum 52 okuma
Simge 24 Temmuz 2020 Bilgi kategorisinde Simge Rüya Bilgesi (121k puan)   yazdı
+9 oy
6 yorum 41 okuma
Simge 24 Temmuz 2020 Bilgi kategorisinde Simge Rüya Bilgesi (121k puan)   yazdı
+14 oy
5 yorum 58 okuma
Simge 24 Temmuz 2020 Bilgi kategorisinde Simge Rüya Bilgesi (121k puan)   yazdı
+13 oy
8 yorum 55 okuma
Simge 24 Temmuz 2020 Bilgi kategorisinde Simge Rüya Bilgesi (121k puan)   yazdı
+9 oy
4 yorum 42 okuma
Simge 24 Temmuz 2020 Bilgi kategorisinde Simge Rüya Bilgesi (121k puan)   yazdı
+12 oy
5 yorum 52 okuma
Simge 4 Ağustos 2020 Bilgi kategorisinde Simge Rüya Bilgesi (121k puan)   yazdı
+8 oy
4 yorum 55 okuma
Simge 25 Temmuz 2020 Bilgi kategorisinde Simge Rüya Bilgesi (121k puan)   yazdı
+9 oy
22 yorum 140 okuma
Simge 25 Temmuz 2020 Bilgi kategorisinde Simge Rüya Bilgesi (121k puan)   yazdı
+22 oy
19 yorum 137 okuma
Simge 10 Ağustos 2020 Bilgi kategorisinde Simge Rüya Bilgesi (121k puan)   yazdı
+8 oy
3 yorum 41 okuma
Simge 28 Temmuz 2020 Bilgi kategorisinde Simge Rüya Bilgesi (121k puan)   yazdı
+9 oy
7 yorum 54 okuma
Simge 28 Temmuz 2020 Bilgi kategorisinde Simge Rüya Bilgesi (121k puan)   yazdı
+10 oy
5 yorum 53 okuma
Simge 20 Temmuz 2020 Bilgi kategorisinde Simge Rüya Bilgesi (121k puan)   yazdı


Rüyada Rüya Yorumu ve Analizi rüyalarınızın bilimsel ve psikolojik açıdan yorumlanmasını ve islami tabiri için bir ortam sağlar. Rüya yorum ve tabirlerine siz de destek olabilir, bilgilerinizi ve sezgilerinizi rüya görenlerle paylaşabilirsiniz.

Rüya günlüğü olan sitemizde kişiye özel rüya analizi, rüya yorumu ve rüya tabiri hizmetleri verilmektedir. Rüyalarınızı yorumlatmak için kimden yorum istediğinizi rüyanın sonuna veya etiket bölümüne ekleyebilirsiniz.
Rüya tabiri sözlüğü

Puan Tablosu

Rüya yazmak : -1000
Yorum yazmak: +120
Düşünce yazmak: +12
Rüya oylamak: +2
Yorum oylamak: +4
Rüyanıza en iyi yorum seçmek: +150
Yorumunuzun en iyi seçilmesi: +350
Yorumunuzun her artı oyu: +10
Rüyanızın her artı oyu: +5
Rüyanızın her okunması: +1
Rüya yorumu, rüya tabiri, rüya görüşmeciliği ve rüya analizi gibi kişiye özel bölümlerimiz vardır. Rüyada rüya sitemizde üyelerimize özel mesaj, duvar yazıları gibi sistemler mevcuttur. Ayrıca üye olmadan da yorum ve tabir yazabilirsiniz. Uyarı: Rüya ve yorum içeriklerinden sitemiz sorumlu değildir. Buradaki bilgiler size sadece farklı bir bakış açısı sağlar.
...